Business

30 Haziran 2013 Pazar

On 16:54 by tansel uğur in , , , , ,    2 comments
   Havalar iyice ısındı. Bu vesileyle de piknik sezonu da açılmış oldu. Şehir hayatından bunalan halk sıcaklarında etkisiyle buldukları ilk fırsatta kendilerini mesire alanlarına ya da doğaya atıyor. Yanlış mı? Kat'iyen hayır. İnsan bazen stres atmak ve deşarj olmak istiyor. Piknik ise bunun için naçizane uygun bir çözüm. Piknik yapmak deyimi bana hep tuhaf gelmiştir. Türkçe'de böyle bir deyime pek rastlayamıyorum. Hiç uyuma yapmak, dinlenme yapmak, yüzme yapmak diyor muyuz? Yemek yapmak ya da tamir yapmak doğal birer eylemdir. Ama piknik yapmak diyoruz. Yakışıyor mu? Böylesine genel olarak eylem bildirmeyen bir deyim hakkında eylemsizlik kararı alınmalıdır. Amaaan neyse ne..  Bir de pikniğe gidip te daha fazla stres yüklenenlerimiz olabiliyor. Bunun için pikniğe giderken yanımıza alacağımız meteryallere dikkat etmeli bilakis önemlilerini unutmamalıyız. Daha da önemlisi yanımızda götüreceğimiz insanları iyi seçmeliyiz. Yani tedarikli olmalı ve tedbiri elden bırakmamalıyız.



Peki böyle yapmazsak..

1-) Stres atar mıyız yoksa toplar mıyız?

2-) Bu pikniğe piknik denir mi?

3-) Bir daha piknik yapmamaya yemin eder miyiz?

4-) Olası Marmara depremini tetikler mi?


   Tüm bu sorular dahilinde düşünürsek piknik tedarik ve tedbir sürecinin ne kadar önemli olduğunu görürüz. Peki pikniğe giderken yanımızda götürmemiz gereken olmazsa olmaz şeyler nelerdir? Bu sorunun cevabı duruma göre değişse de bazı katı kurallar vardır. Örneğin hasır ya da battaniye mutlaka olmalıdır. Piknik yerinde yere sermek için bu çok önemlidir. Zira bunun yerine yandaki tarzda masaları seçerseniz üzerinizdeki elektriği yeteri kadar atamayacaksınız. Bu masayı sadece yemek için kullanın akabinde yere inin... Sonra yanımıza mutlaka bir piknik tüpü almalıyız. Zaten buna neden piknik tüpü demişler ki, değil mi? Ben bazen evde piknik tüpü kullanıyorum da insanlık suçu işlemişim gibi geliyor. Sanki anayasal bir zorunlulukmuş gibi. Piknik tüpünün yeri pikniktir diye bir madde konulabilir anayasamıza. Tüpün yanında çay araç ve gereçler de unutulmamalıdır. Zira piknikte yemekten sonra içilecek bir çayın yerini hiçbir şey dolduramayacaktır. Yanında da çiğdem (ayçiçeği çekirdeği) olursa oh, daha ne olsun. Piknikte alkol tüketip beyin hücrelerinizi katlederek kafayı güzelleştirmek istiyorsanız vazgeçin. Bunu sallanarak yapın. Bunun için yanınıza hamak ya da çamaşır ipi alın. Tabi bunları bağlmak için ağaç da gerekli. Gerekli aralıklarla dikilmiş ağaç yoksa yanınıza iki de ağaç alın. Bir de oynamak, eğlenmek ya da komşu piknikçilerle kavga edebilmek için top gereklidir. Yanınıza alacağınız topu çok amaçlı olarak kullanabilirsiniz. Unutmadan yanınıza çakmak ya da kibrit alın. Yemek yapmak için ve sigarayı yakıp izmaritini ormana fırlatarak yangın çıkarmanız için bu çok gereklidir. Veee piknik denilince olmazsa olmaz olan nedir? Tabi ki mangaldır. Kendinizi unutun ama mangalı unutmayın. Bunu bir kısmi vejeteryandan duymanız canınızı acıtmasın dostlarım..

   Peki iyi bir mangal nasıl yapılır? İmalatından bahsetmiyorum. Mangalı verimli bir şekilde kullanmak için neler gerekli olduğundan bahsediyorum. Evet sıkı durun. Şimdi sizlere mangal yapmanın püf noktasını anlatacağım. Fazla uzatmadan söylüyorum. Mangal yapmanın püf noktası mangalı yakmaktır. Eğer mangalınız tüplü değilse. Odun ya da kömürle çalışıyorsa bu söylediğim bir dalgadan daha fazlasını ifade ediyor demektir. Mangalı yaktığınızda zaten gerisi gelir. Eğer mangalı şehir hayatında mesela evinizin balkonunda yakıcaksanız. Bazı şeyleri göze almanız gerekecektir. En basiti komşularınızla gerilim hattına girebilir. Hattı müdafaa yoktur sath-ı müdafaa vardıra kadar gidebilirsiniz. Balkonunuzda mangal yapmadan önce sizin ya da üst komşunuzun balkonda asılı çamaşırları olmadığından emin olun. Sadece koku meselesi değil hala anlamadın mı? Hadi dikkat et. Mesela bundan sonra evde kedi ya da köpek besliyorsanız size daha bir samimi yaklaşacaktır. Dikkat! Mangal yapmak için bazen kas gücü de gerekebilir. Bunun için yelleyen kişi ve yelleyen eşya iyi seçilmelidir. Tabi bazı durumlarda halkımızın saç kurutma makinesiyle yelleme görevini üstlenmesi söz konusu olabiliyor. Etkili bir çözüm. Ama bu durumda evi mangala kendinizi de mangalın üstündeki ete çevirebilirsiniz. Bu hususta dikkat edilmelidir. Mangal yaparken önemli noktalardan biri şudur. Mangala güzel sözler söylemelisiniz. Onunla muhabbet etmeli ve gereksiz sözcüklerden kaçınmalısınız. Örneğin mangala sosyete ağzıyla barbekü derseniz. Mangal bunu gururuna yediremeyecek ve size direnecektir. Aman dikkat diyorum.

   Keneye Dikkat!

   Pikniğe gittiniz. Çalı çırpıda koşmak, ağaçlarda sallanmak, çimenlerde yatıp yuvarlanmak isteyebilirsiniz. Ama bir çok hayvan tarafından da rahatsız edilebilirsiniz. Önceden en çok akrep, yılan ya da çiyandan korkulurdu. Ama artık kene onların pabucunu dama fırlattı diyebiliriz. Önceden keneler insana yine yapışırdı. Fakat pek ölümcül olmazdı. Şimdiyse karşımızda genetiği ile oynanmış, gözü dönmüş keneler bulunuyor. Ne diyoruz? Kene yapıştıysa tene, Allah sabır versin çekene... Kıra, bağa, bahçeye, bayıra çıktığımız zaman keneden korunmamız için bazı önlemler alabiliriz. Mesela pantolonun paçalarını çorabın içine sokabiliriz. Peki üstümüzü ne yapalım yaz günü boğazlı kazak mı giyelim dediğinizi duyar gibiyim. E kollarınızı da çorabın içine sokun madem ne diyeyim.. Kenelerin pek çok türü bulunuyor. Bunlardan bazıları piknikteykene, evdeykene, duştaykenedir. Fakat en zararlısı durupdururkenedir. Hiç haberiniz yokken gelir haşırt diye ısırıverir. Diyelim ki bir yerimize kene yapıştı. Ne yapacağız? Öncelikle keneyi sıkmayacağız. Keneye ya sen nasıl bir hayvansın, pislik, şerefsiz gibi kötü kelimeler kullanmayacağız. Onunla keyifli bir sohbet içine gireceğiz. Futboldan, sahilden, güneşten falan bahsedeceğiz. Zira ne demişler? Gevşetirsen çeneyi, söküverirsin keneyi... Sonra kenenin üstüne sıvı dökmeyeceğiz. Zira ıslanmaktan hoşlanmazlar. Sonra keneyi ezmeyeceğiz. Çünkü karşımızda ölümcül bir hayvan olan kenenin ezik bir hayvan haline gelmesini istemeyiz. Bir de keneyi karnından tutmayacağız. Çünkü kene gıdıklanabilir. Lakayıt bir keneyle ne kadar başa çıkabiliriz öyle değil mi? Peki ne yapacağız keneyi baş kısmından tutup yavaşça çıkarıcaz. Daha doğrusu keneyi baştan çıkarıcaz. Böylelikle ondan kurtulmuş olacağız. Ama hiç uğraşmayalım biz bunlarla. Allah korusun. Gdo'lu bir domatesle başedemezken gdo'lu bir keneyle ne yaparız? Bir de kene ısırması sonucu oluşan hastalığa verilen isim var. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi... Yahu Kırım nireee Kongo nire. Ben ömrümde böyle bağlantısız, böyle çelişik, böyle tutarsız bir hastalık görmedim. Allah genlerimizi korusun. Amin..

2 yorum:

  1. Mangalı keyfi yapmanın püf noktası gerçekten mangalı yakmaktır..:))
    Çiğdem iyi gider piknikte bir de darı..:)
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet darı da çok iyi gider, unutmuşum :)

      Sil